Antu.com Cep Forumları
Sayın Ziyaretçimiz foruma bağlanmak için tıklayınız
Serbest Kürsü
Dünya Tarihinden Unutulmaz Olaylar - Fotoğraflar(uygun olmayan fotolarda spoiler kullanin)
118 / 122
  Historian - 16.03.2015 15:25


Mesajı Gönderen: erkekantu:cLink:1610675
TSK´nın arşivinden Çanakkale Zaferi



Gönüllü Bombacı ´Henüz 13 yaşında bir küçük delikanlı... Fotoğrafın üzerinde bir not... ´Gönüllü Bombacı´ Başka bir bilgi düşülmemiş... Duruşuyla‚ kararlığıyla‚ gözlerinden okunan özgüveniyle ´Gönüllü Bombacı´... Ne yapmıştı da ona bu sıfatı layık görmüşlerdi?´

diğer resimler için
http://www.aktifhaber.com/foto-galeri/tsknin-arsivinden-canakkale-zaferi-10286-p16.htm

Mesaj erkekantu tarafından düzenlenmiştir...




Bu çocuğun adı belli. Kendisi 1915´te Almanya´daki Berliner Illustrirte Zeitung dergisinde haber konusu oluyor. Bu haberde adının "Ali Reşat" olduğu belirtilmiş. Değerli bir büyüğüm Almanya´dan derginin bahsi geçen sayısını bana PDF olarak taratmış ve hediye etmişti. Bulabilirsem eklerim inşallah o sayfayı.

[alıntı yap]

  Historian - 16.03.2015 15:29



Gazete arşivinde başka bir konu üzerinde araştırma yaparken gözüme çarpan ve kopyaladığım bir haber... "Meşhur" Lichtenstein ordusuna mensup son askerin vefat haberi. En son 1866 yılında askerî bir kuvvet oluşturan (Avusturya - Prusya Savaşı´nda 80 kişilik bir askerî kuvvet oluşturulmuş) ve o yıldan beri silah altında bir ordu bulundurmayan Lichtenstein´ın bu "seferî" birliğinden hayatta kalan son kişi 1939´da‚ 95 yaşında ölmüş.

Bu durum Cumhuriyet gazetesinde haber olmuş o dönemde. 80 kişilik bu "ordu"nun hikâyesi de ilginç tabii: 80 kişi ile savaşa katılıp‚ 81 kişi ile yurda dönmüşler İtalyan asıllı Avusturyalı bir asker Lichtenstein ordusuna iltihak etmiş!


[resim]r022131/635621164823370919.jpg[/resim]

[alıntı yap]

  erkekantu - 16.03.2015 15:34


Mesajı Gönderen: Historian:cLink:1610693



Bu çocuğun adı belli. Kendisi 1915´te Almanya´daki Berliner Illustrirte Zeitung dergisinde haber konusu oluyor. Bu haberde adının "Ali Reşat" olduğu belirtilmiş. Değerli bir büyüğüm Almanya´dan derginin bahsi geçen sayısını bana PDF olarak taratmış ve hediye etmişti. Bulabilirsem eklerim inşallah o sayfayı.



evet bir başka haber sitesinde şimdi okudum.













[alıntı yap]

  Historian - 16.03.2015 15:57


Mesajı Gönderen: erkekantu:cLink:1610698


evet bir başka haber sitesinde şimdi okudum.



...





Ben Çanakkale Savaşı uzmanı değilim. Fakat üzerinde en fazla bilgi kirliliği olan‚ en fazla hamaset yapılan‚ en fazla rant sağlanan savaş budur herhalde tarihimizde. Dolayısıyla bilhassa Çanakkale Savaşı üzerinde yazılıp çizilenlere dikkat etmek‚ mümkünse sahih kaynaklara yönelmek gerekiyor. Bugün internette gözüme çarpan iki fotoğraf ekleyeyim:

İlki‚ savaşın en önemli figürlerinden Bombacı Mehmet Çavuş´un fotoğrafı. Fotoğrafın altına utanmadan " Bir Osmanlı Zabiti (Subayı)" diye yazmışlar


[resim]r022131/635621175415557644.jpg[/resim]



İkincisi ise koca Esat Paşa ve karargâh subaylarını tanımadan fotoğraflarını verip‚ " Hatıra Fotoğrafı Çektiren Askerler " yazmaları. Fotoğrafta ortadaki kişi Kolordu Komutanı Esat Paşa‚ sağında tarihimizin en önemli simalarından Fahrettin Altay Paşa bulunuyor. Sanırım yarbay rütbesinde; çünkü Atatürk´ten 1 veya 2 sene önce mezun oluyor Harbiye´den ve Atatürk de yarbay Çanakkale´de. Kolordu Kurmay Başkanı olarak görev yapıyor. Esat Paşa´nın solundaki ise Sedat Doğruer. Atatürk´ün devre arkadaşı ve Harekât Şube Müdürü olarak görev yapıyor. Daha sonra önemli görevler ifa ediyor‚ kitaplar yazıyor.



[resim]r022131/635621181026493066.jpg[/resim]



Her fotoğrafta herkes tanınmayabilir ancak çok önemli tarihsel şahsiyetler tanınmıyorsa o fotoğraflar üzerine insanlar kafalarına göre yorum yapmamalı (bunlar olabilecek en masum hatalar tabii. bir de işin siyasetini ve hamasetini yapan cahiller var). Çünkü hakikaten bilgi kirliliği oluşturuluyor. İnternet bu yüzden hem büyük bir nimet hem de aynı zamanda çok büyük bir tehlike.

[alıntı yap]

  erkekantu - 16.03.2015 16:14


Mesajı Gönderen: Historian:cLink:1610713



Ben Çanakkale Savaşı uzmanı değilim. Fakat üzerinde en fazla bilgi kirliliği olan‚ en fazla hamaset yapılan‚ en fazla rant sağlanan savaş budur herhalde tarihimizde. Dolayısıyla bilhassa Çanakkale Savaşı üzerinde yazılıp çizilenlere dikkat etmek‚ mümkünse sahih kaynaklara yönelmek gerekiyor.



Dirilişte de şehitlerimizin 250.000 den az olduğu yazıyordu.Bu da enteresan. Hep bu sayı söylenir

Tarihteki birçok şeyinde gerçek olup olmadığını bilemeyiz. Ben kesin diye kendimi inandıramıyorum mesela. şu şunu demiş şurda şu olay yaşanmış gibi şeyler.

Mesaj erkekantu tarafından düzenlenmiştir...

[alıntı yap]

  Historian - 16.03.2015 23:26


Mesajı Gönderen: erkekantu:cLink:1610733


Dirilişte de şehitlerimizin 250.000 den az olduğu yazıyordu.Bu da enteresan. Hep bu sayı söylenir

Tarihteki birçok şeyinde gerçek olup olmadığını bilemeyiz. Ben kesin diye kendimi inandıramıyorum mesela. şu şunu demiş şurda şu olay yaşanmış gibi şeyler.

Mesaj erkekantu tarafından düzenlenmiştir...




Genelkurmay Başkanlığı ATASE resmî verilerine göre‚ Çanakkale´de şehit olan personel sayısı 50 binin biraz üstündedir. Sıkça zikredilen 250 bin rakamı şehit - yaralı - kayıp ve esir sayısının toplamı. Cemalettin Taşkıran Hocamızın (eski bir asker aynı zamanda) Osmanlı esirlerini anlattğı güzel kitabında her cephede ne kadar kaybımız olduğu resmî verilerle aktarılmış. ATASE Yayınları´nı her yerde bulmak mümkün değil ama bu tip muteber kitaplardan istifade edilebilir her zaman.

[alıntı yap]

  Hakan Öner - 17.03.2015 00:17

Kaynak national geographic


[alıntı yap]

  Star Dust - 17.03.2015 01:58


Mesajı Gönderen: BaxeN:cLink:1604472
yuce divan oylamasi ve pecete kagidina 250bin euro aldim yazisinin resmi belge kabul edilip iddalari dusurtmesi bence dunya tarihindeki ilginc olaylardan biri olarak yerini almali..



İki gözüm önüme aksın bu saati ben aldım!!!!

Tarihin EN AYMAZ YALANI....



Ve saftirik milyonların "Lan o almış ya işte!!!" diyerek kendisi ile alay edercesine inanması!!!


[alıntı yap]

  eur0tica - 15.04.2015 16:41


ZEYTİNYAĞLI YİYEMEM TÜRKÜSÜNÜN GERÇEĞİ
Zeytinyağlı Yiyemem Türküsünün Hikâyesi-Prof.Dr. Kenan Demirkol
Marshal yardımının koşullarından biri Türkiye´nin ABDden mısırözü yağı almasıdır .
Yine aynı dönemde yüz binlerce zeytin ağacı sökülerek bir katliam yapılır.
Türk insanı zeytinyağından soğutularak mısırözü yağına ve margarine alıştırılır.
Bursa yöresine ait bu türkü 2 Kasım 1954 tarihinde İhsan Kaplayan´ dan kaynak gösterilerek Muzaffer Sarısözen tarafından derlenmiştir (THM Repertuar numarası 1133)
Aralarında Türkiye´nin de bulunduğu 16 ülke‚ bu plan uyarınca ABD´den ekonomik kalkınma yardımı almıştır (wikipedia). ABD geçmişten beri dünyanın en büyük mısır üretici ülkesidir.
ABD birikmiş olan mısır dağlarını eritmenin bir yolu olarak mısırözü yağı ihracaatını keşfetmiştir.
Marshal yardımının koşullarından biri Türkiye´nin ABDden mısırözü yağı almasıdır (Yeni Sömürgecilik Açısından Gıda Emperyalizmi‚ Osman Nuri Koçtürk‚ Toplum Yayınları‚ 1966).
Buna koşut olarak Türkiyede ilk margarin fabrikası kurulur.
Türk insanı zeytinyağından soğutularak mısırözü yağına ve margarine alıştırılır. Bu amaçla zeytinyağı "ısınırsa kanser yapar" gibi yalanlar uydurmaktan da geri kalınmaz.
Hâlbuki zeytinyağı halk ağzındaki deyişiyle dumanlaşma derecesi en yüksek (en zor yanan) sıvı yağlardan biridir.
Bununla da kalınmaz‚ kötülemek için tıpkı bugün yapılan halkla ilişkiler endüstrisi çalışmaları gibi Zeytinyağlı yiyemem aman‚ basmadan fistan giyemem aman... diye türkü sipariş edilir ve ülkenin en popüler türküsü yapılır.
Basma giyen kadınlar‚ plastik giysilerle tanıştırılır


[alıntı yap]

  eur0tica - 15.04.2015 16:43

[resim]r082555/635647130202893268.jpg[/resim]



İstanbul´a gelen ilk motorlu araba‚ 1902´de bir at cambazı kumpanyası tarafından getirilmişti. Fakat bu dönemde halen atlı arabalar revaçtaydı. Örneğin 1905 Rus-Japon Savaşında Japonya´nın kazandığı itibardan sonra geliştirilen Türk-Japon ilişkilerinin bir sonucu da Japonya´dan atlı araba getirtmek olmuştu. Ancak‚ bu arabalardan çift atlıları durumu idare ederken‚ tek atlıların yokuşlarda yük çekemediği‚ devrildikleri‚ urgan ve at koşumlarının koptuğu görülmüştü. Ordunun elinde bu Japon arabalarından çok miktarda olduğu gibi ; Almanya´dan 5 bin adet araba getirtilmesi için de ihale açılmıştı !..
II. Meşrutiyet´ten itibaren otomobile yöneliş başladı. Trabzon‚ Amasya gibi şehirlerde kasabalar arasında motorlu taşıtlarla ulaşım bu dönemde başlamış ; sonradan otomobilinde öldürülecek olan Mahmud Şevket Paşa‚ 1910 yılında‚ ufak kulelerinde mitralyöz bulunan‚ sonraki yılların tanklarının ilk örneklerini oluşturan 4 otomobil getirtmişti.. (OĞUZ ARIKANLI‚ "Tarihimizde İlkler")

[alıntı yap]

118 / 122