Tarihe Not Düşen Gazete Başlıkları
Antu.com Forum Ana Sayfa

Sayın Ziyaretçimiz Hoşgeldiniz

Forumlarımıza bağlanmak için
tıklayınız


Sayın Ziyaretçimiz , Antu.com Forumlarına Hoşgeldiniz
Sayın Ziyaretçimiz , Antu.com Forumlarına Hoşgeldiniz.

Antu.com Fenerbahçe Forumlarına Ücretsiz üye olarak Dünyadaki bütün Fenerbahçelilerle , Fenerbahçeyi ve Türk Futbolunu Tartışabilirsiniz.
Antu.com Foruma Ücretsiz E-mail ile (yahoo,gmail,hotmail,msn vb.) kayıt olamazsınız. Forumlarımıza Üye olmak için tıklayın!

Yüzbinlerce başlığı ve milyonlarca mesajı okuyup cevap yazabilirsiniz.
Dünyadaki binlerce Fenerbahçeliyle Özel Mesaj yoluyla tanışıp konuşabilirsiniz.
Antu Multimedya Forumları vasıtasıyla binlerce Resim,video izleyip, size ait resimleri, videoları gönderebilirsiniz. Fenerbahçe, Türk ve dünya sporuyla ilgili golleri ve görüntüleri izleyebilirsiniz.

Bütün bu imkanlara ve daha fazlasına Forumlarımıza üye olarak sahip olabilirsiniz.


forum.antu.com - Fenerbahçe Forumları - Fenerbahçe´nin Adalet Yolundaki Savaşı - Tarihe Not Düşen Gazete Başlıkları

Paylaş 
Sayfa: 1....11.12.13.14.15.16.17.18.[19].20.21.22.23
15.03.2014 12:11 Cumartesi Konu Puanı: 0

demircan
Tarihe Not Düşen Gazete Başlıkları





Bundan üç yıl önce‚ Türk futbolunun kalbine bir hançer saplandı.

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı ve yöneticilerine yönelik şike iddialarına ilişkin bir operasyon başlatıldı.

Soruşturma ve kovuşturma sürecinde temel hukuk prensiplerine aykırı tutum sergilendi.

Bu yetmezmiş gibi özel hayatın gizliliği ve masumiyet karinesi ihlal edildi ve daha ilk günden kamu algısında Fenerbahçe yöneticileri haksız yere‚ -yargılaması dahi başlamadan- suçlu ilan edildi.

Üzerinden iki buçuk yıl geçmesine rağmen sarı-lacivertliler aynı kararlıkla hak arama mücadelesine devam ederken‚ bu mücadele artık tüm kesimlerin kabullendiği ve sahip çıktığı bir çığlığa dönüştü.


Bugün‚ güncel gelişmeler ışığında "Özel Yetkili Mahkemeler tarafından görülen davaların yeniden yargılama kapsamına girebileceği" gündeme geldi ve hatta iktidar tarafından da bu mahkemelerin meşruiyeti tartışmaya açıldı.


Sözde Şike davasında olduğu gibi diğer davalarda da birçok hukuksuzluğa imza atan Özel Yetkili Mahkemelerin kapatılmasına rağmen verdikleri kararların hala uygulamada olması sizce de yanlış değil mi?

Fenerbahçe Spor Kulübü; yüzbinlerin yürüyüşünde yüksek sesle haykıran binlerce kadın‚ çocuk‚ genç‚ yaşlı herkesin vicdanında aklandı.

Şimdi‚ talebimiz bir ayrıcalık beklemeksizin‚ tek bir gün daha kaybetmeksizin Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ve yöneticilerinin adilce ve yeniden yargılanması.

Bu hukuki mücadele‚ hangi takımdan olursa olsun‚ hangi fikri savunursa savunsun artık halkın mücadelesi!

Yani şimdi ´Türkiye için Adalet‚Fenerbahçe için adalet´ zamanı.

Yarın çok geç olmadan Hemen
Sen de bir imzayla‚ Ülken için‚ Fenerbahçe Spor Kulübü için

ADALETE FENER YAK!


http://www.change.org/AdaleteFenerYak





Mesaj demircan tarafından düzenlenmiştir...


  
30.03.2014 02:41 Pazar #163

ERSIN1977
Tarihe Not Düşen Gazete Başlıkları


Mesajı Gönderen: Ipek Bahceli:cLink:0342303

Unutmadik Unutturmayacagiz !!!






Mesaj Ipek Bahceli tarafından düzenlenmiştir...






Mesajı Gönderen: demircan:cLink:0344662



Mesaj demircan tarafından düzenlenmiştir...








  
09.05.2014 10:40 Cuma #164

demircan
Tarihe Not Düşen Gazete Başlıkları

09 Mayıs 2014

TUTANAKLAR SAHTE İNFAZI DURDURUN

İşte F.Bahçenin 13. Ağır Ceza Mahkemesine yaptığı yargılamanın yenilenmesi talebinin gerekçesi...


İki ayrı dilekçe hazırlayan F.Bahçe Başkanının avukatları‚ duruşma tutanaklarının sahte olması nedeniyle 13. Ağır Ceza Mahkemesinden yargılamanın yenilenmesini ve Yıldırımın cezaevine konulmamasını isterken‚ feshedilen 16. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti için de HSYKdan soruşturma talep etti.

BAŞKAN Aziz Yıldırımın‚ Yargıtay tarafından onanan dosyası‚ halen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından incelenirken‚ avukatlar‚ önceki gün iki ayrı başvuruyla harekete geçti. Başvurulardan biri‚ yargılamanın yenilenmesi ve Fenerbahçe Başkanının cezasının infazının ertelenmesi talebiyle 13. Ağır Ceza Mahkemesine yapıldı. Diğer başvuruda ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulundan (HSYK)‚ mahkumiyet kararlarını veren feshedilen özel yetkili 16. Ağır Ceza Mahkemesinin hakimleri hakkında soruşturma açması istendi. Avukatlar her iki başvuruda da ortak gerekçe olarak‚ duruşma tutunaklarının sahte olmasını gösterdi.

Aziz Yıldırımın avukatları Köksal Bayraktar‚ Abdullah Kaya ve İlkan Koyuncu tarafından 13. Ağır Ceza Mahkemesine yapılan başvuruda‚ dilekçe özü olarak‚ CMK 311/1-a maddesi uyarınca duruşma tutanaklarının sahte olması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi ve CMKnun 312. maddesi uyarınca infazın dururulması ifadelerine yer verildi.

YARGITAYA SAVUNMALARIMIZ GİTMEDİ

Dilekçede‚ duruşma tutanaklarının sanık avukatlarına verilmediği‚ bunların ancak Yargıtay temyiz incelemesi sonrası alınabildiği ve tutanaklar ile ıslak imzalı duruşma tutanaklar karşılaştırıldığında çok sayıda uyumsuzluk belirlendiği kaydedildi.

Avukatlar‚ öncelikle tutanakların bir kısmında sanıkların sözlü savunmalarının bulunmadığını‚ çok defa kes-yapıştır yapılarak tutanakların oluşturulduğunu‚ sanıklar ve avukatların söylemedği tek düze bayanların oluşturulduğunu belirtti. Ayrıca Yargıtay incelemesinin de eksik ve savunmaların yer almadığı tutanaklar üzerinden yapılmış olduğu yönünde ciddi kuşkular bulunduğu ifade edildi.

Dilekçede‚ CMKya göre hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa yargılamanın yenileneceği da belirtildi.

İKİ POLİSİN KUMPAS BEYANLARI...

Yargılamanın başından beri iletişim tespit tutanaklarına (tapelere) itiraz edildiğini de belirten avukatlar‚ telefon konuşmalarının doğru olmadığı konusunda da şüphelerin bulunduğunu dile getirdi.

Yargılamanın yenilenmesi talebini içeren başvuruda‚ ilgi çekici bir noktaya daha değinilerek‚ Soruşturmada görev alan iki kamu görevlisinin‚ müvekkilimize kumpas kurulduğu yönündeki beyanları‚ feshedilen mahkemenin verdiği kararın ne kadar hatalı olduğu anlaşılmaktadır. İki polis memurunun ifadeleri savcılıktan talep edilebilir denildi.

Aziz Yıldırımın avukatları‚ tüm bu gerekçeler nedeniyle yargılamanın yenilenmesine ve Fenerbahçe Başkanının cezasının infazının durdurulmasına karar verilmesini talep etti.
İŞTE O DİLEKÇE:

İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞINA;
İNFAZIN DURDURULMASI TALEPLİDİR.


(Münfesih İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi)
Dosya No: 2011/63 E.
2012/71K.

Talepte Bulunan Sanık: Aziz Yıldırım

Müdafii: Av. Dr. Köksal Bayraktar
Av. Abdullah Kaya
Av. İlkan koyuncu
Cumhuriyet Cad. Erk Apt. No: 38 Kat: 4-5 D:9-10
Elmadağ Şişli / İstanbul

Dilekçe Özü: CMK.nun 311/1-a maddesi uyarınca duruşma tutanaklarının sahte olması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi ve CMK.nun 312. maddesi uyarınca infazın durdurulmasıtaleplerimizin arz edilmesidir.

Açıklamalar:

1. Müvekkilimiz Aziz Yıldırım‚ kapatılan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/63E. Sayılı dava dosyasında yargılanmış ve neticeten mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. Son soruşturma aşamasında yapılan tüm duruşmalar (celseler) görsel ve işitsel olarak teknik araçlarla kaydedilmiştir. Yapılan bu kayıtlar sebebiyle duruşma tutanakları daha sonra bu teknik kayıtların çözümü yapılacağı ve duruşma tutanaklarının bu şekilde oluşturulacağı ifade edilerek‚ sanık müdafilerine verilmemiştir.

3. Sanık müdafileri‚ teknik araçlarla kaydedildiği Mahkeme Heyeti tarafından defalarca ifade edilen duruşma tutanaklarına‚ ancak Yargıtay temyiz incelemesi neticesinde dava dosyasının İstanbula dönmesi ve İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin kapatılarak‚ tevzii ile dosyanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi ve bu Mahkeme tarafından da duruşma tutanaklarının UYAPa yüklenmesi ile ulaşabilmişlerdir.

4. UYAP üzerine yüklenen duruşma tutanakları tarafımızdan incelenmiş ve bir hataya sebebiyet vermemek için İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesinde ıslak imzalı şekilde bulunan duruşma tutanakları ile karşılaştırılmıştır.

Yaptığımız incelemede;

4.1. Öncelikle‚ Mahkeme heyeti tarafından her bir celse için 2 ayrı duruşma tutağının oluşturulduğu‚ her 2 nüshası da üyeler tarafından ıslak imzalı ve mühürlü olan bu duruşma tutanaklarından bir kısmında sanıkların sözlü savunmalarının bulunmadığı (boş olarak geçildiği)‚ sanıklar ile müdafiilerinin beyanlarının yer almadığı söz konusu duruşma tutanaklarının Yargıtaydaki temyiz incelemesinden geçtiği‚

4.2. Teknik cihazlarla kaydedildiği belirtilen duruşma tutanaklarında‚ çok fazla defa kes- yapıştır yönteminin Mahkeme katipleri tarafından kullanıldığı‚ örneğin27/06/202 tarihli 27 nci celse tutanağının 10 ncu sayfasında da görüleceği üzere tüm sanıkların birebir aynı kelimelerden oluşan yeknesak bir şekildeki paragrafın sanıkların ayrı ayrı savunmaları olarak yazıldığı‚ tüm sanıkların birebir aynı kelimelerle hiçbir değişiklik olmadan savunmalarının yapılmadığı halde‚ duruşma tutanaklarının bu şekilde tutulduğu‚ esasen birebir aynı kelimelerle bu kadar sanık ve müdafiilerinin beyanlarda bulunmasının imkansız olduğu‚

Keza benzer duruma br örneğin de 26/06/2012 tarihli 26 ncı celseye dair Duruşma Tutanaklarında da söz konusu olduğu‚ bu duruşma tutanağının da 5 nci sayfasından itibaren sanıklar müdafiilerinden 10 undan fazlasının birebir aynı kelimeleri içeren 6 satırlık savunmaları yapmış gibi gösterildikleri‚

Dolayısıyla sanık ve müdafiilerinin beyanlarının tutanaklara geçilmesinde en azıdan çok özensiz davranıldığı (EK-A: 27 nci celse duruşma tutanağı; EK-B: 26 ncı celse duruşma tutanağı)‚
4.3. Ayrıca söz konusu kes-yapıştır metodunun 26‚ 27‚ 28 ve diğer bir çok duruşma tutanağında da Mahkeme Heyeti/kalemi tarafından kullanıldığı ve bu şekilde esasen sanıkların ya da müdafiileriin söylemedikleri tek düze beyanlar ile sözde duruşma tutanaklarının oluşturulduğu ve Yargıtay incelemesine de bu duruşma tutanaklarının gönderildiği‚

4.4. Teknik kayıtla yapılan kayıtlar ile duruşma tutanaklarının içeriklerinin uyumu hakkında çok ciddi şüphelerin oluştuğu‚ örneğin 22 nci celseye ait olan ve her ikisi de Heyet tarafından imzalanmış olan duruşma tutanaklarının içeriklerinin başlıklar halinde dahi birbirinden farklı oldukları (EK-C: Örnek olarak 22 nci celseye dair 2 farklı duruşma tutanakları)‚ sanıkların ya da müdafilerinin birbirinin tıpkısının aynısı kelimelerle 5-6 satırlık cümleler kurmadıkları ve kurmalarının daimkânsız olduğu‚ dolayısı ile teknik kayıt CD lerinin de dinlenilmelerinin gerektiği‚ ortaya çıkmıştır.

5. Sanıklar ile müdafilerinin beyanları ile savunmalarının yanı sıra tüm duruşma işlemelerini gösteren duruşma tutanaklarının sahihliği konusunda kapatılan 16 Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/63 E. Sayılı dava dosyasında çok ciddi şüpheler ortaya çıkmıştır.
10-12 sanığın harfi harfine aynı savunmay�� yapmış gösterilmeleri‚ gene 10 dan fazla avukatın arka arkaya birebir aynı kelimelerle savunmalarda bulunmuş olduklarına dair duruşma tutanaklarının da gerçek olmaları mümkün değildir.

6. Dolayısıyla içeriği itibarıyla sahte olmalarına rağmen Yargıtay incelemesine giren duruşma tutanakları sebebiyle esasen‚ kapatılan İstanbul 16 ncı Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin en azından özensizlik göstermek suretiyle‚ sahte resmi evrak düzenlenmesi fiilinin meydana çıkmasına sebebiyet verdiklerine dair dava dosyasında çok güçlü deliller bulunduğu açıktır.

Ayrıca Yargıtay incelemesinin de eksik olan hiçbir sanık ve müdafiinin savunmasının yer almadığı tutanaklar üzerinde yapılmış olduğu yönünde çok ciddi kuşkular bulunmaktadır. Çünkü; dava dosyasında eksik olan tutanaklar üzerinde çalışıldığı‚ kimi yerlerin altının çizildiği görülmektedir.

Her celsenin iki farklı duruşma tutanağının olması ve her iki tutanağın da bizzat Mahkeme Heyeti tarafından imzalanmış olması en hafif tabir ile büyük bir özensizliktir. Bu özensizlik ve özensizliğin sebebiyet verdiği evrakta sahtecilik nedeniyle Hakimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna tarafımızca başvuruda bulunulmuştur.

7.Yüksek Malumlarınız olduğu üzere CMK.nun 311/1-a maddesinde duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsayargılamanın yenileceği düzenlenmektedir. Duruşma tutanaklarının içeriklerinin gerçek olmadığı ve aslen bu eylemin TCK md. 204 te düzenlenen eylemi oluşturması‚kuşkusuz hükmü ve devamında verilen Yargıtay kararını doğrudan etkiler niteliktedir.

8. Sayın Mahkemenize şu hususu da son olarak önemle belirtmek isteriz ki; yargılamanın başından bu yana tarafımızca iletişimin tespit tutanaklarına itiraz edilmiştir. Bu itirazlarımız dikkate alınmadan hüküm kurulmuştur. İletişimin tespiti kararları müvekkilimize isnat edilen eylem henüz suç olarak kabul edilmeden başlamış ve bu sebeple de örgüt iddiasıyla CMK.nun 135. maddesindeki tedbire başvurulmuştur. Ancak yukarıda Sayın Başkanlığınıza iletmiş olduğumuz üç hakim ve bir katibin onayıyla dosyada mübrez duruşma tutanaklarındaki hatalar düşünüldüğünde‚ orijinal ses kayıtlarıyla karşılaştırılma imkanı verilmeyen ve bir polis memuru tarafından tutanağa bağlanan telefon konuşmalarının da doğru olup olmadığı konusunda şüphelerimiz mevcuttur. Yargılama aşamasında iletişimin tespiti kayıtlarının tarafımızca talep edilmesine rağmen talebimizin ısrarla ve gerekçesiz olarak reddedilmesi bu şüphemizi kuvvetlendirmektedir. Böyle bir durumda da sadece iletişimin tespit tutanaklarına dayanılarak karar verilmesi kabul edilemez.

Ayrıca soruşturma aşamasında görev alan iki kamu görevlisinin müvekkilimize kumpas kurulduğu yönündeki beyanları (EK-D) da düşünüldüğündemünfesih Mahkemece verilen kararın ve dayandığı gerekçelerin sonrada ortaya çıkan deliller karşısında ne kadar hatalı olduğu anlaşılmaktadır. İki polis memurunun başka bir soruşturmada vermiş olduğu ifadeler İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından talep edilebilir. Bu nedenle müvekkilimize mutlak suretle bağımsız Türk Yargısı tarafından yeniden yargılama yolunun açılarak ortaya çıkan yeni delillerle karar verilmesi gerekmektedir.
Netice-i Talep: Yukarıda Sayın Başkanlığınıza arz ettiğimiz üzere aynı celselere ait birden fazla duruşma tutanaklarının mevcut olmaları ve içeriklerinin gerçek durumdan farklı olmaları itibarıyla;
TCK md.204 te düzenlenen suçu oluşturduğuna dair çok kuvvetli şüpheler bulunan eylemler‚ müvekkil ve diğer sanıklar açısından CMK.nun 311/1-a maddesi gereğince yargılamanın yenilenmesini gerektirmektedir.
Bu kapsamda öncelikle müvekkilimiz Aziz Yıldırım hakkındaCMK.nun 312. maddesi gereği infazın durdurulmasını ve CMK md.311/1-a uyarınca yargılamanın yenilenmesine KARAR VERİLMESİNİ‚ Saygılarımızlabilvekale arz ve talep ederiz.08.05.2014

Ekinci ve üyeler özensiz davrandı
AZİZ Yıldırımın avukatları tarafından HSYKya yapılan başvuruda‚ futbolda şike davası olarak bilinen davada mahkumiyet kararları veren İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin Başkanı Mehmet Ekinci ile üyeler Hakim Hikmet Şen ve Hakim Bülent Kınay hakkında soruşturma başlatılması istendi. Avukatlar‚ bu istemlerine gerekçe olarak‚ mahkeme heyetinin en azından özensiz davranarak duruşma tutanaklarının sahteliğine yol açmalarını gösterdi.

İşte hakim Ekinci hakkında verilen dilekçe;


HAKİM VE SAVCILAR YÜKSEK KURULUBAŞKANLIĞINA‚ arz edilmek üzere
İSTANBUL ADLİYESİ BAKANLIK BÜROSUNA;


BAŞVURAN: Aziz Yıldırım
VEKILI: Av. Dr. Köksal Bayraktar
Av. Abdullah Kaya
Av. İlkan Koyuncu
Cumhuriyet Cad. Erk Apt. No: 38 Kat:45 D: 910
Elmadağ Şişli / İstanbul

ŞİKAYET EDİLENLER: 1- 39587 Sicil Nolu Hakim
Sn. Mehmet Ekinci
Münfesih İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı
2- 39730 Sicil Nolu Hakim
Sn. Hikmet Şen
Münfesih İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesi Üyesi
3- 40267 Sicil Nolu Hakim
Sn. Bülent Kınay
Münfesih İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesi Üyesi

KONU: Hakimlik görevinde özensizlik sebebiyle kapatılan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi heyetini teşkil eden hakimler hakkında soruşturma açılması talebini içeren dilekçemizin arzıdır.

AÇIKLAMALAR:

1. Müvekkilimiz Aziz Yıldırım‚ kapatılan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/63E. Sayılı dava dosyasındayargılanmış ve neticeten mahkumiyetine karar verilmiştir.

2. Son soruşturma aşamasında yapılan tüm duruşmalar (celseler) görsel ve işitsel olarak teknik araçlarla kaydedilmiştir. Yapılan bu kayıtlar sebebiyle duruşma tutanakları daha sonra bu teknik kayıtların çözümü yapılacağı ve duruşma tutanaklarının bu şekilde oluşturulacağı ifade edilerek‚ sanık müdafilerine veril(e)memiştir.

3. Sanık müdafileri‚ teknik araçlarla kaydedildiği Mahkeme Heyeti tarafından defalarca ifade edilen duruşma tutanaklarına‚ ancak Yargıtay temyiz incelemesi neticesinde dava dosyasının İstanbula dönmesi ve İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin kapatılarak‚ tevzii ile dosyanın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi ve bu Mahkeme tarafından da duruşma tutanaklarının UYAPa yüklenmesi ile ulaşabilmişlerdir.

4. UYAP üzerine yüklenen duruşma tutanakları tarafımızdan incelenmiş ve bir hataya sebebiyet vermemek için İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeıslak imzalı şekilde bulunan duruşma tutanakları ile karşılaştırılmıştır.

Yaptığımız incelemede;

4.1. Mahkeme heyeti tarafından her bir celse için 2 ayrı duruşma tutağının oluşturulduğu‚ her 2 nüshası da üyeler tarafından ıslak imzalı ve mühürlü olan bu duruşma tutanaklarından bir kısmında sanıkların sözlü savunmalarının bulunmadığı (boş olarak geçildiği)‚ sanıklar ile müdafilerinin beyanlarının yer almadığı söz konusu duruşma tutanaklarının Yargıtaydaki temyizincelemesinden geçtiği duruşma tutanakları incelendiğinde kalemle altları çizilmiş tutanakların beyanların tamamı yazılmamış tutanaklar oldu görülmektedir‚

4.2. Teknik cihazlarla kaydedildiği belirtilen duruşma tutanaklarında‚ çok fazla defa kopyala - yapıştır yönteminin Mahkeme katipleri tarafından kullanıldığı‚örneğin 27.06.2012 tarihli 27. celse tutanağının 10.sayfasında da görüleceği üzere tüm sanıkların birebir aynı kelimelerden oluşan yeknesak bir şekildeki paragrafın sanıkların ayrı ayrı savunmaları olarak yazıldığı‚ tüm sanıkların birebir aynı kelimelerle hiçbir değişiklik olmadan savunmalarının yapılmadığı halde‚duruşma tutanaklarının bu şekilde tutulduğu‚ esasen birebir aynı kelimelerle bu kadar sanık ve müdafilerinin beyanlarda bulunmasının imkansız olduğu‚

Keza benzer duruma bir örneğin de 26.06.2012 tarihli 26. celseye dair Duruşma Tutanaklarında da söz konusu olduğu‚ bu duruşma tutanağının da 5. sayfasından itibaren sanıklar müdafilerinden onunundan fazlasının birebir aynı kelimeleri içeren 6 satırlık savunmaları yapmış gibi gösterildikleri‚

Dolayısıyla sanık ve müdafilerinin beyanlarının tutanaklara geçilmesinde en azıdan çok özensiz davranıldığı (EK-A: 27nci celse duruşma tutanağı; EK-B: 26ncı celse duruşma tutanağı)‚

4.3. Ayrıca söz konusu kopyala-yapıştır metodunun 26‚ 27‚ 28 ve diğer birçok duruşmatutanağında da Mahkeme Heyeti/kalemi tarafından kullanıldığı ve bu şekilde esasen sanıkların ya da müdafilerin söylemedikleri tek düze beyanlar ile sözdeduruşma tutanaklarının oluşturulduğu ve Yargıtay incelemesine de bu duruşma tutanaklarının gönderildiği‚

4.4. Teknik kayıtla yapılan kayıtlar ile duruşma tutanaklarının içeriklerinin uyumu hakkında çok ciddişüphelerin oluştuğu‚ örneğim 22. celseye ait olan ve her ikisi de Heyet tarafından imzalanmış olan duruşma tutanaklarının içeriklerinin başlıklar halinde dahi birbirinden farklı oldukları (EK-C: Örnek olarak 22nci celseye dair 2 farklı duruşma tutanakları)‚ sanıkların ya da müdafilerinin birbirinin tıpkısının aynısı kelimelerle56 satırlık cümleler kurmadıkları ve kurmalarının da imkansız olduğu‚ dolayısı ile teknik kayıt CDlerinin de dinlenilmelerinin gerektiği‚ ortaya çıkmıştır

5. Sanıklar ile müdafilerinin beyanları ile savunmalarının yanı sıra tüm duruşma işlemelerini gösteren duruşma tutanaklarının sahihliği konusunda kapatılan İstanbul 16.Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/63 E. sayılı dava dosyasında çok ciddi şüpheler ortaya çıkmıştır.

1012 sanığın harfi harfine aynı savunmayı yapmış gösterilmeleri‚ gene ondan fazla avukatın arka arkaya birebir aynı kelimelerle savunmalarda bulunmuş olduklarına dair duruşma tutanaklarının da gerçekolmaları mümkün değildir.

6. Dolayısıyla içeriği itibarıyla sahte olmalarına rağmen Yargıtay incelemesine giren duruşma tutanakları sebebiyle esasen‚ kapatılan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin en azından özensizlik göstermesi neticesinde‚ sahte resmi evrak düzenlenmesi fiilinin meydana çıktığına dair dava dosyasında çok güçlü deliller bulunduğu görülmektedir.

HUKUKİ SEBEP: İ.H.A.S‚ Anayasa‚ TCK‚ CMK ve sair yasal mevzuat

NETİCE VE TALEP: Yukarıda açıkladığımız ve tarafınızca resen göz önüne alınacak sebepler doğrultusunda;

Münfesih İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/63 E. sayılı dava dosyasındaki duruşma tutanaklarının içerikleri sahte‚ CDlerin çözümleri ile tutanaklar arasında ciddi farklılıklar ve ciddi kuşkular söz konusu olmakla‚

En azından özensiz davranarak duruşma tutanaklarının sahteliğine yol açmış olmakla münfesihİstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi üyeleri Hakim Mehmet Ekinci; Hakim Hikmet Şen ve Hakim Bülent Kınay hakkında SORUŞTURMA BAŞLATILMASINI VEGEREĞİNİ‚ soruşturma neticesinden tarafımıza bilgi verilmesini‚

başvuran Aziz Yıldırım vekili olarak saygı ile arz ve talep ederiz.

07.05.2014

Aziz Yıldırım Vekili

Av. Dr. Köksal Bayraktar
Av. Abdullah Kaya
Av. İlkan Koyuncu



  
30.05.2014 23:41 Cuma #165

Ufukinho
Tarihe Not Düşen Gazete Başlıkları


Mesajı Gönderen: demircan:cLink:0102033




Fotospor kapanıyormuş‚ üzlüdüm vallahi.


Bugün Son sayıları..


Herşey İçin Teşekkürler FOTOSPOR..



Fenerbahçemizin son günlerde geçtiği zorlu yollardan taraflı olarak yayın yapan basın kuruluşlarının aksine Fenerbahçemize verdiği destekle taraftarımızın kalbinde önemli bir yer edinen Fotospor cuma günü yayın hayatına son vereceğini açıkladı

Fotospor genel yayın yönetmeni Orhan Zeki Ak bir Fenerbahçe taraftarımıza gönderdiği mesajda şunları söyledi

Öncelikle ben bir Fenerbahçeliyim ve doğal bir refleks olarak ´hakszılığa´ karşı durmaya çalıştım.Hiç bir şekilde siyasi bir baskı görmedim.

Ancak patronlar düzeyinde neler yaşandı bilemem Ama tahminim böyle bir durumun olmadığı yönünde.

Bu süreçte doğal olarak bir takım çevreleri karşımıza aldık‚ en başta Trabzon matbaasını kapattık

Bize normal olarak tepki gözterdiler‚ Antalya matbaasını kapattık.Fenerbahçeliler gazeteye saygı duydu.Bize normal olarak tepki gösterdiler

Ancak giderlerimiz gelirlerden fazla olmaya başladı Kağıt vermek istemeyenler oldu‚ baskı vs İşin özü şerefimizle kimseyle kavga etmeden noktayı koymaya karar verdik Gazetenin satışı 30.000´i geçseydi devam edecektik..

Ancak %60 iadelerle 16 ila 20 bin trajlarla yetinebildik Dolayısı ile aylık 75.000 tl zararla devam edemezdik

Fenerbahçe´ye okyanustaki su damlası kadar faydam dokunmuşsa ne mutlu bana Can sağolsun‚ canlar sağolsun..

Sanırım aynı samimiyetle cevap verebilmişimdir‚ gönül isterdi ki devam edelim. Ama olmadı Cuma günü son sayımız çıkacak İçim acıyor yüreğim yanıyor Ben Orhan Zeki Ak olarak her zaman aynbı çizgide olacağıma dair söz veriyor hepinizse saygılar sunuyorum ..

Bizler fenerbahçe taraftarları olarak bu zor günlerde bizlerden deseklerini esirgemeyen fotospor gazetesine teşekkürlerimizi sunuyoruz fenerbahçeli taraftarlarımızı bu zor günlerden çıkması için fotospor gazetesine destek olmaya davet ediyoruz.



  
20.06.2014 13:44 Cuma #166

Ufukinho
Tarihe Not Düşen Gazete Başlıkları


Mesajı Gönderen: yck:cLink:0180021



Unutmayacağız. Elbet bir gün arkanızdakinin gücü bitecek. Hesap günü gelecek.



o güç bitti Renktaş merak etme!

Şimdi sıra bizde.




  
24.06.2014 11:47 Salı #167

Levent YAĞCIOĞLU
Tarihe Not Düşen Gazete Başlıkları



Yorumsuz!


  
24.06.2014 17:58 Salı #168

Abdurrahman Atlıhan
Tarihe Not Düşen Gazete Başlıkları

Kahpe Bunlar yemin ederim ki..


Mesajı Gönderen: Levent YAĞCIOĞLU:cLink:0355958



Yorumsuz!






  
24.06.2014 18:24 Salı #169

triumph
Tarihe Not Düşen Gazete Başlıkları


Mesajı Gönderen: Levent YAĞCIOĞLU:cLink:0355958



Yorumsuz!



Gayet yorumlu bir cevap veriyorum ht´ye: Şerefiniz isminizdeki Türk kelimesinde bulunan Ü harfinin noktaları kadar! O da isminizde yok!


  
01.07.2014 15:40 Salı #170

Devian
Tarihe Not Düşen Gazete Başlıkları


Mesajı Gönderen: demircan:cLink:0309242



Mesaj demircan tarafından düzenlenmiştir...




Hocam resimlerin hepsi patlamış.Açılmıyor




  
Paylaş 
Sayfa: 1....11.12.13.14.15.16.17.18.[19].20.21.22.23